26 Aralık 2014 Cuma

MMXV








Bazen keşke sokaklarda başka biri olarak yürüsem diyorum. Daha küçük bir çocukken, babaannesinden aldığı piyano derslerinde inadına kulakları sağır edercesine çirkin notalar çalan biriydim. Hiçbir zaman bir kalıba uymadım. Piyano aslında çalabilirdim, bu bana çok küçük yaştan öğretilmişti. Fakat çalmak istemezdim. Onun yerine babaannemi sinir edip evden kovularak, cebimdeki son elli kuruşla aldığım dondurmalı helvam ile beraber keşfedecek yeni yerler bulmayı tercih ettim. Ama şimdi büyüdüm ve en basit şeyleri yapmak artık çok zor. Artık dondurmalı helvam ile yeni yerler keşfedemiyorum. Artık piyano çal emri verildiğinde inatçılık yapamıyorum. Fakat annem bana hep güçlü olmam, asla bir şeylerin kurbanı olmamam gerektiğini öğretmişti. Asla bahaneler üretmememi ve kendimin yapabileceği şeyleri başkalarından beklememem gerektiğini öğretmişti. Belki de bu yüzden hayallerimi gerçekleştirebilecek güce sahip olduğumu hissediyorum.

Çevrenizde güçlü görünen ve acısını göstermeyen biriyseniz insanlar bir süre sonra sizin de onlardan biri olduğunuzu unutuyor. Hele bir de komikseniz, artık toplumun malı oluyorsunuz. Ama bunun hiçbir gerçek tarafı yok. Onlar beni tanımıyorlar. Ben bile kendimi tanımıyorum. Çünkü ben çok karmaşığım. Birçok keşmekeş ve travmanın içinde büyüdüm ve birçok şey atlattım, tıpkı herkes gibi. Benim kaçışım hep müzik ve yazmaktı. Ve şu anda bunlara hala sahip olduğum için çok şanslıyım. Fakat ne kadar çok şey başarırsanız başarın eğer bunu paylaşacak kimseniz yoksa, tüm o elde ettiğiniz şeyler hiçbir şey ifade etmiyor. Herhangi bir şeyin bir şey ifade etmesi için gerçek bir şeye ihtiyacınız var. Fakat aynı zamanda sonsuz olan bir şeye... Görünmeyen bir şeye...

Çocukken hep annemin herkesi memnun etme telaşına tanık oldum. Ve bu yüzden midir bilinmez, bir problem varsa bunu çözmesi gereken kişi hep benmişim gibi hissettim. İnsan memnun edicisiydim.(?) Ama artık verdiğim savaşlardan korkmuyorum, hatta bunun kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum. Çünkü biliyorum ki büyüdüğünüzde ve hayattan birkaç şey öğrendiğinizde, artık bazı şeyleri kafaya takmamak daha kolay oluyor. Bazı şeylerin peşini bırakmaktan korkmuyorsunuz. Bilinmeyenden korkmuyorsunuz. Bedeninizdeki, ruhunuzdaki, zihninizdeki belli başlı yerlere gidip sizi rahatsız edebilecek şeylerle karşılaşmaktan korkmuyorsunuz. Hepsi, aynada kendinize bakıp ''Ben bu kişiyi seviyorum.'' demekle başlıyor. Biliyorum ki, hayatımda yaşadığım belli başlı acıları yaşamasaydım, ben; ben olmazdım.

Bedenim çok kısa bir süreliğine bana emanet edilmiş gibi hissediyorum. Birinin bedenini bırakıp öbür tarafa yol aldığı gerçeğini bilmek bakış açınızı tamamıyla değiştiriyor. Kendimize yeterince değer vermiyoruz, özellikle biz gençler bedenlerimiz konusunda hiçbir zaman minnettar değiliz, hatta sürekli bir memnuniyetsizlik içerisindeyiz. Halbuki nasıl göründüğün değil, nasıl görüldüğün önemli olmalı. Bedenimle ilgili aldığım kararlarda ve bedenimi kiminle paylaşmak istediğimle ilgili hep kesin ve müşkülpesent oldum - oldukça müşkülpesent. İnsanlar bir ilişkiye başlayınca bir şeyler kaybettiklerini sanıyorlar fakat öyle olmak zorunda değil. Hayatınıza başka birinin tanık olduğunu bilmek kadar heyecan verici bir şey yok.

Kendimi hep feminist olarak tanımladım, her ne kadar o kelimeden biraz korksam da... Çünkü insanlar her şeye olduğu gibi, bu kelimeye de çok fazla anlam yüklüyorlar. Aslında oldukça basit; feminist kısaca, erkek ve kadının eşitliğine inanan kişi demektir. Erkek ve kadın birbirini dengeler ve birbirimizin kıymetini bildiğimiz noktaya artık gelmek zorundayız. Kadınlara ve yaşadıkları zorluklara dair inanılmaz bir empatim var, onları anlıyorum. Aynı şeyleri erkekler içinde hissediyorum. Aslında kendime hümanist diyebilirim.

Biliyor musunuz, herkes her şeyde iyi olmak zorunda değil. Ben bir insana itimat etmekte bir sakınca görmüyorum. Aslında bence yapmamız gereken şey tam olarak da bu, birbirimize güvenmeli, sırtımızı vermeliyiz. Ve hayatınızda güvendiğiniz, sevdiğiniz, size saygı duyan ve her şeyinizi ters düz edip sizin sadece iyi yönlerinizi ortaya çıkaran o insanı bulduğunuzda, işte aranızda olan bu sonsuz ve görünmez şey sizi besliyor. Bu hayatınızda hissedebileceğiniz en kuvvetli şey.

Mutluluk senden gelir sevgili okurum. Başka kimse seni mutlu edemez. Sen, seni mutlu edebilirsin. Bir yılı daha bitirip, diğer bir yıla daha girerken sana sağlık, huzur ve o sonsuz-görünmez şeyi diliyorum. Seninle hep karşılıklı kahve içercesine bir samimiyette ilişkimiz olsun istedim. Umarım bunu başarabilmişimdir. ಥ⌣ಥ

Ve kendi adıma bir şey kesin ki, her türlü sanata, beni ben yapan her şeye ve belli insanlara duyduğum sevgi, bu fani hayatımdan çok daha öte.

Beni okuyan, görüşlerini esirgemeyen ve beni destekleyen herkese binlerce kez teşekkür ederim.

İyi seneler.








Yours&Mine Lolipop'un hayatıyla çeşnilendirilmiştir.

12 Aralık 2014 Cuma

Boşalamadım

Ya yine hastayım.
-amadım serilerini okumak için tıkla; Doğuramadım, Sıçamadım.

Hadi hastalığımı tahmin et. 
İlk tahminin yazının başlığından ötürü pipimle ilgili bir şey olduğudur. Hayır efenim. 
Ama yakınlardasın. 
Evet popom! Popomda ne mi var?
tam olarak popom değil ya


Barsak çatlağım var... Kestaneyi ciddi anlamda çizdirdim anacım. Tahmin edebileceğiniz nedenden ötürü oldu. Galiba. Yani ben öyle sanıyorum. İki gün sonra ortaya çıktı çünkü. Fakat stresten oluyormuş genellikle. Stresten başka bir haltın olmadığı bu boktan hayatımda stresten olmuş olma ihtimali de yüksek.

Geçenlerde hayatımda ilk kez fuck buddy edinmiştim. İlişki dışı seks tabii ki yaşadım ama hiçbiriyle tekrar görüşmedim. Çünkü seks yaptığım insan umrumda olmuyor açıkçası. Seks yaparken odaklandığım tek şey boşalmak ve  kendi tatminim. Rastgele bir insanla yaptığım seksten bahsediyorum, yoksa diğeri farklı elbette. 
Her neyse, bu sefer ten uyumu mu dersin ne dersin bir herifle baya iyi sikiştik. Hayatımda ilk defa Bae'den başka birini arzuladım. Yalnız hala seks sınırları içindeyiz, ona karşı beslediğim hiç bir bebişçe duygu falan yok, dediğim gibi diğer sikiştiğim rastgele adamlardan tek farkı, baya iyi sikişmemiz.


Velhasılıkelam, ben doymuyorum tabii. Üçüncü veya dördüncü görüşmemizden sonra ben yine baya mutlu bir şekilde (seks yaptıktan sonra iyi veya kötü fark etmez, mutlu oluyorum ya) otobüsüme binip eve gidiyorum. Otobüs kavislerden geçtikçe ben yaptığımız seksi zihnimde tekrar tekrar yaşıyorum falan. Kulağımda da seksle en çok özdeşleştirdiğim şarkı olan Janet Jackson - Rope Burn çalıyor.  mmmhhhh


Neyse, ertesi gün oramda dehşet bir sızlama başladı. Nasıl bir acı şu şekilde anlatayım; ilk kez pasif olurkenki acınızı her saniye duraksamadan yaşadığınızı düşünün anam. Üstelik pasif olduğunuz kişi 24 cm gibi bi' şey. Böyle bir acı arkadaşlar. Sıçış esnasında zaten kaktüs sıçarcasına, cam parçacıkları kesercesine bir his var. İlk günlerde koyun gibi minik minik sıçtığım için günde 10 kere falan tuvalete gidiyordum. Bu yüzden sevgili popocuğum...

YA BENİM POPOMUN ÇEKMEDİĞİ KALMADI YA
popoma sahip çıkalım
popo öldü.


... baya tahriş oldu. Hastalığımın üçüncü gününde acile gittim. X'in olduğu acile gitmedim, farklı bir hastaneye gittim. Dünyanın en ilgisiz personeli ve belki de en cahil doktoru bu hastanede arkadaşlar. Yarım yamalak da olsa tıp bilgim vardır, özellikle tıbbi terimleri falan bilirim X ile geçirdiğim zamandan ve merakımdan ötürü, adama şikayetlerimi anlatıyorum anal fissür olabilir diyorum bana ''O zaman biz size reflu yazalım diyor.'' Reflu dediği şey de ishali tutmak için doğal bir maya. Yahu ben ishal değilim ki, kabız da değilim, götüm çatlak aq malı, diyemedim tabii ki. Sonra beni röntgene falan gönderdi geri zekalı, yapması gereken ilk şey rektal tuşe (götümü parmaklamak) ve onu bile yapmadı. Sonra ben sinirlendim bana yazması gereken ilaçları söyledim, bunları yazar mısınız dedim o da Allah'a şükür yazdı ve gittim. Yani şu anki teşhisi ben koydum daha bir doktorun onayından geçmedi. Şu an kendi kendime teşhis koyup, kendime ilaç yazıp, kendimi tedavi ediyorum resmen. Haftaya çarşambaya randevum var ama, yaşarsam gideceğim. :(

Bana diğer doktorlardan hayır gelmeyince ben yine kendimi X'e danışırken buldum. 


Sonra saçmalamaya başladı...



Ben de vazgeçtim. Sonra farkına vardım ki bu adama ben hasta olduğumda yazıyom, o da bana sabah uyanınca azgın olduğunda yazıyor.

Şu an hastalığımın on beşinci günündeyim. Ölümcül acı veren bazı şeyler oturmak, gülmek, hapşurmak, öksürmek ve en en en kötüsü (SONUNDA YAZININ BAŞLAĞINA BAĞLIYORUM) boşalmak. 

Çünkü bir kere boşalmayı denedim ve aynen şöyleydi;



Boşalamıyorum dostlar. :( :'( Hani boşalmaya yaklaşınca ve boşalırken götünüzde bir kas kasılır ya, o  beni gebertiyor işte. O yüzden kaç gündür o noktaya kadar gelip bırakıyorum, devam etmek istesem de baya acı verdiği için bu sefer pipim iniyor. :( Pipim kalkıyor sonra tekrar başlıyorum sonra yine o anda acı dalgası ve pipi inişi slhnsfhsfh. Böyle bir kısır döngü yani. Ve ben abartmıyorum her gün en az bir kere boşalan biriyim normalde. 


BİRİ BENİ BOŞALTSINSJLDHJSFJKGD

Eğer ki olur da boşalırsam muhtemelen şu şekilde olacak;


İki haftadır boşalamadığınızı düşünün ya çok kötü bi şey değil mi ben mi abartıyom? :/ Ay ben de ne hastalıklarla cebelleşiyom dert ettiğim şeye bak aq.

İyileşecek miyim? İyileşecek olursam tekrar anal seks yapabilecek miyim? 
Bunlar meçhul. 
Neyse anacım artık pipimizi kullanırız n'apalım, Rabbım bir kapıyı kapatır diğerini açarfshnsfkjh. Yalnız popomu kullanamazsam bu sefer de şöyle olacak; hiç sevmem tbh :(


Yeni yıl geliyoooleeyy. 
Noel kutlayanların bayramını kutlarım. 
kulağımı deldirdim.
Yorum atıp bana ve popoma destek olun. :'( 
Çok öptüm. ( ’◉◞౪◟◉`)

2 Aralık 2014 Salı

Mim II



Çok değerli, sevgili BayKuş beni mimlemiş efenim. E bana da cevaplamak düşüyor olsa gerek. Mim hakkındaki görüşlerimi sevgili Shoulder kendi yazısında resmen benim adıma açıklamış. :D Neyse artık giflerle renklendireceğiz anacım.

1) Bu gece öleceğinizi bilseniz bazı insanlara bazı şeyleri söylememiş olmanın pişmanlığını hisseder miydiniz? Peki, neden söylemediniz?

Ya ben bi' kere öleceğimi bilsem arkamda saatlerce süren bir ''söyleyemediğim şeyleri söyleme'' videosu bırakırım. Çünkü acayip içimde kalır. Hatta benzerini geçenlerde öleceğim sandığım zamanlarda *tık* yapmıştım, Allah'a şükür yayınlamak nasip olmadan sildim. :D Söyleyemediğim şeyler var elbet, bence hepimizin vardır. Ya söylemeye cesaretimiz yoktur, ya da söyleyeceğimiz kişiler artık hayatımızda değildir.



2) Günün birinde çocuğunuzun doğduğu hastanede bir yanlışlık yapıldığını ve çocukların karıştığını öğrenseniz, kendi çocuğunuzla sizin büyüttüğünüz çocuğu değişir miydiniz?

Değiştirmezdim.

3) Hayalinizi süsleyen bir yerde bir hafta tam pansiyon, harika bir tatil için uçan bir kelebeği yakalayıp ayaklarını ve kanatlarını koparır mıydınız?



4) Bir yemeğe davetlisiniz ve önünüze tanımadığınız bir yemek konuyor. Tuhaf haline ve pek iştah açıcı görünmemesine rağmen tadına bakar mıydınız?

Önce yemekle tanışırımsflhkfsj. Ben görünüşe pek önem vermem açıkçası, kokusu önemli. İkram eden kişi güvendiğim biriyse zaten pek tereddüt etmem.

5) Sevdiğiniz biri için yalancı şahitlik yapar mısınız? Örneğin bir yayaya çarptığında direksiyonda dalga geçmesine rağmen çok dikkatli kullandığını söyler miydiniz? (anne, baba, eş, sevgili)

Dürüst olmak gerekirse, ben sevdiği insanlar için her şeyi yapanlardanım. Ve bu kesinlikle kötü bir huy.

6) Yetişme tarzınızda değişiklik yapma imkanınız olsa neyi değiştirirdiniz?


7) Eviniz ve içindeki eşyalarınız yanıyor. Ailenizi, kendinizi ve köpeğinizi kurtardıktan sonra bir kez daha içeri girme şansınız var. Ne kurtarırdınız?

Köpeğim olduğunu nereden çıkardın ya fslhnfsj. Tuti'yi kurtarırdım. İki yaşımdan beri beraber yatıyoruz. Eskiden sevgilimle yatarken bile aramıza zorla aldırıyordum, düşünün yani ne kadar önemli. :D


8) Yarın sabah başka birinin kimliğinde uyanma ihtimaliniz olsa bunu değerlendirir miydiniz? Kimi seçerdiniz?

Bu soruya verilebilecek tek bir yanıt var ve neden kimse bu cevabı vermedi anlamış değilim; tabii ki Beyoncé.



Takip ettiğim tüm Bloggerlar mimlenmiş zaten anacım. :'( O yüzden ben bu mimi, 60. abonem olan, kendisini henüz tanıma fırsatı bulamadığım, Maydonosse'ye armağan edeyim. :D

P.S: Ben size bir ara komikli bir mim hazırlayayım, bu böyle olmayacak. ᕙ༼ຈل͜ຈ༽ᕗ
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...