30 Haziran 2015 Salı

Rubâi 106

İlk aşk hikayesini duyduğum zaman,
Seni aramaya başladım hemen,
ne kadar kör olduğumu bilmeden.

Sevgililer sonunda bir gün tanışmazlar,
onlar taşırlar birbirlerini içlerinde;
bir gün gelip tanışana kadar.

                                                   -Rumi



Bu şiirle ilk karşılaştığım anda, bahsettiği bu son derece romantik sevgiye aşık oldum. Ruh eşimi tanımış olmam, bana bu şiirin aslında ne kadar doğru olduğunu kanıtladı. Şimdi ise, biraz daha büyümüş olmam sonucu, çok daha kapsamlı anlayabiliyorum. Deepak Chopra, Aşkın Yolu kitabında der ki, ''Tüm ilişkiler aslında kendimizle olan ilişkilerdir.'' Ona göre bir sevgili aramak aslında içinizde zaten var olan sevgiyi aramaktır; aşkı aramak aslında öz sevginizi bulmaya çalışmaktır.

Üç sene önce hayatımın aşkını bulduğum zaman, hissettiğim sevginin en sonunda bana, kendime dönecek bir sevgi olduğunu bilmiyordum. Rumi'nin mesajını düşünün, ''Sevgililer sonunda bir gün tanışmazlar, onlar taşırlar birbirlerini içlerinde; bir gün gelip tanışana kadar.'' Bu ne demek? Hayatımızın aşkıyla, bize bizi öğreten ve ruhumuzun aynası olan o insanla tanışmak kaderimizde yazılı. Ama onlar başından beri bizim içimizdeler, çünkü onlar aslında biziz. Kalbimizi deli gibi attıran o aşk aslında tamamen farklı bir bireye karşı hissettiğimiz aşk değil; kendimiz için hissettiğimiz, benliğimizden ''ayıramayacağımız'' sevgi.

Deepak Chopra, Aşkın Yolu kitabında yine şundan bahseder, ''Aşkı gerçekten bulduğunuz zaman, kendinizi bulursunuz.'' Buradaki en önemli kelime ''gerçekten''. İlişkinizdeki zorlukların iç muhakemesini yapıp, neye ihtiyacınız olduğunu bulmak için yeterince istekli ve cesur olmalısınız, ne kadar acı verici olursa olsun. Eğer ilişkinizin size gerçek anlamda ne sunduğunun farkına varırsanız, bu kadar süredir aradığınız şeyin, aslında kendiniz olduğunu anlarsınız. İki insan böylesi bir aşk, böylesi bir bağlılık yetiştirdiği zaman, birbirlerinin özlerini açığa çıkarırlar. Böyle bir aşkı yıkabilecek hiçbir şey yoktur, korku hariç. Bu yüzden, korkmayın. Kendinizden ve acı veya korkutucu olan hiçbir gerçekten kaçmayın, Çünkü acı, korkunç ve zor olan, aslında iyi olan her şeye açılan kapının yegane anahtarıdır. Korkularınızın içinde göklerden gelen bir hediye var. Cesaretiniz, inancınız ve güveniniz olsun. İlişkinizi, içinizde nelerin aydınlanmaya, nelerin iyileştirilmeye ve nelerin ilgiye muhtaç olduğunu bulmak için bir araç olarak kullanın. Kırılgan, savunmasız ve zayıf olun böylece içinizdeki gücü bulacaksınız. Rumi yine der ki, ''Karanlığın senin mumun, sınırların ise senin arayışlarındır.'' Anıların olarak içinde depolanmış tüm o karanlık aslında üzerine ışık tutman için sana yalvarıyor. Bunu yaptığın zaman, onun aslında karanlık olmadığını göreceksin. O keşfedilmeyi bekleyen bir aşk - kendine dönmen için bir patika. Acıların, mutluluk ve sevgiye dönüşürken; korkuların, güvene ve cesarete dönüşecektir.

4 yorum:

  1. Hiç bu şekilde düşünmemiştim ben ya. Soğuk duş etkisi yarattın resmen :) Bende içime dönüp biraz araştırma yapayım o zaman.
    Çok beğendim, yine güzel bir yazı yazmışsın !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) İçine dön tabi, içe dönmek iyidir. :D

      Sil
  2. Ben de severim böyle konularda okumayı. Osho'yu duymuşsundur belki, duymadiysan da okumanı öneririm. Beni çok etkiledi kitapları. Sanırım videoları bile var

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendisini pek sevmem ama birkaç kitabını okudum, Being In Love güzeldi mesela.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...