6 Haziran 2015 Cumartesi

Yaz '15



Sonunda finallerin bitmesiyle (bir büt+bir ertelenen final hariç) okul bitti. Yani bitti derken birinci sınıf bitti, daha üç senem var flskjhnsf. Olsun, bir senenin bitmesi bile çok güzel bir his imiş.

Bu sene beklediğim gibi değildi aslında. Geçen sene sınavı kaçırdığım için okumak zorunda kaldığım hazırlık sınıfında rekabet edebileceğim birileri yoktu ve bu gerçekten çok sıkıcıydı. Bu sene seksen kişilik zehir zemberek bir sınıf beklerken, sadece beş-on kişinin gelecek vaat ettiğini ve geri kalanların ise iplerini koparıp buraya geldiklerini anladım. Bir insan eğer dile hakim değilse, bu konuda bir tutkusu veya isteği yoksa neden İngiliz Edebiyatı gibi über-zor bir bölüm okur anlayamıyorum, nasıl bir self-işkencedir bu? Neyse sınıfım ile ilgili taşlarımı dökmeyi bırakayım en iyisi. Bu seneyi okul yönünden tek bir kelime ile özetlemem gerekse, bu kelime kesinlikle ''yorucu'' olurdu.

Yorucu demişken, garip bir şekilde tatilin başlamasına çok sevindim. Aslında bir şey yapacağımdan değil, ciddi anlamda hiçbir planım yok. Vize almak için Ankara'ya gitmem dışında şehir dışına bile çıkmayacağım tatil için. Ankara demişken, neredeyse iki sene oldu orada bıraktığım ve çok özlediğim muhteşem insanları görmeyeli... Özledim be Ankara. :'(

Vize demişken de, Almanya için vize. Hani şu çok istediğim Erasmus'u kazanmıştım falan, Almanya'ya gidiyorum Eylül'ün sonu gibi. Eminim hayatımın en ilginç deneyimi olacak, beni neler bekliyor, bu yol beni nereye götürür hiç kestiremiyorum.

Deneyim demişken, dün hayatımın en güzel günlerinden biriydi. Bölümümüzün bağımsızlaşmasıyla birlikte düzenlediği çalıştaya, öğrenci olarak bölümün en başarılı beş kişisi çağrıldı ve bunlardan biri de bendim. Şu ana kadar hep gelecekle ilgili planlarım sorulduğunda ''Akademisyen olacam ben yia.'' derdim demesine. Fakat hayatımda ilk kez dün, ileride kim olmak ve nerede olmak istediğimden emin oldum. Onlarca harika, muhteşem, muazzam insanla tanıştım ve onlar işte benim bu sene tanışmayı beklediğim insanlardı. Yüksek lisanslarını yapanlardan tut, asistanlar, araştırma görevlileri, doçentler, profesörler, hepsi bu özlediğim entellektüel (entellektüelin tek 'l' ile yazılmasına karşıyım, TDK'dan nefret ediyorum) ortamı sanki benim hatırım için düzenlemiş gibiler idi. Seneyi böyle kapamak gerçekten çok güzeldi.

Seneyi böyle kapamak demişken, elimi kolumu kıpırdatmadan geçirmek istediğim birkaç günün ardından, aslında çalışmak istiyorum. Bunun için baya bir yere başvurdum, iki tanesi için görüşmeye gittim ama olmadı. Çalışmak istemiyorum aslında; çalışmam lazım. Seneye Erasmus'a gideceğim için ne kadar param olursa, o kadar gezebileceğim ve para için de doğal olarak çalışmam gerek. Daha yeni ev aldığımız için annemi sırf göt gezdirmek için zor duruma sokmak istemiyorum.

Anne demişken, geçen gün yine çok hastalanmıştı, sürekli öksürüp duruyordu. Bilmeyenler varsa kendisinin akciğer embolisi var ve kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyor. Aslında o kadar riskli ve tehlikeli bir durumda ki her öksürdüğünde aklım çıkıyor, her akşam yatmadan önce ''Allam aneye şifa ver.'' diye dua ediyorum, siz de edin.

Vermek demişken, şu yazımda bahsettiğim olaydan sonra ben bir nevi aseksüel oldum galiba? Yok ya, aseksüel demek doğru olmaz çünkü hala erkeklerden etkileniyorum. Fakat en en en ama en azgın olduğum anda bile seks yapasım gelmiyor. Seks olgusu midemi bulandırıyor :/ Her gün ossbir çeken biri olarak bana bunu söyleseydiniz geçmişte, baya gülerdim ama işte şu an bu noktadayım.

Nokta demişken, bu yazı burada bitsin. Blog yazmayı ve seni, sevgili okur, baya özledim. Yazın baya işsiz olacağımı varsayarak, çok sık görüşeceğimiz kanaatindeyim. Kendine dikkat et.




Sana dinlemen için muhteşem bir EP bırakıyorum.





Ben Kylie dinlicem, baby when i heard youu for the first timee i kneeew...

6 yorum:

  1. Annen için çok geçmiş olsun ve umarım Erasmus yolculuğun istediğin gibi geçer :) Şarkılara da bayıldım.

    Notçuk: Hala İngiliz edb. okumak isteyen -ve LYS sınavına 1 hafta kalan- birini soğutamadın. Sanırım seveceğim ben :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, inşallah.

      Amacım kimseyi soğutmak değil, dediğim gibi okumak istemen bile okuman için yeterli. Bölüme girebilirsen muhakemesini yaparsın artık kendin. Başarılar, umarım. :)

      Sil
  2. Öncelikle çok geçmiş olsun. Umarım annen çabucak atlar hastalığını :)

    Bende 10. sınıfta öğrenci değişim programına başvurmuştum Anaokulunda beri ingilizce görüyordum bir de üstüne babam ODTÜ mezunu olunca insanda bilgi birikiyor ister istemez dedim bi cesaretle sınava girdim :) sonra bir baktım sınavı kazanmışım ardından benim gitmeme 1 ay kala canım annem karşıma geçti bir güzel ağladı beni de etkiledi " Ama sen küçüksün oralarda ne yapacaksın ?" dedi beni gitmekten vazgeçirdi.

    Sonra düşününce gerçekten böylesi benim için daha iyi oldu çünkü döndüğüm zaman üniversitesi sınavına girmeme 1 sene kalmış olacaktı yani yiyosa o fen ve matematik konularını yetiştir :D ama ingilizce öğretmenimle konuşmuşlar gelecek sene sınavdan sonra beni Malta'ya göndermeyi düşünüyorlar. Bakalım bu sefer gidebilecek miyim :)) Umarım senin yolculuğun hemen başlar, harika deneyimler ve tecrübeler kazanırsın :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim kadarıyla geçen bi hastalık değil, ilaç bağımlısı olarak yaşıyosun ömür boyu ama teşekkür ederim iyi dileklerin için. :)

      Malta'ya sürülen eski şairlerimiz, oradan çok güzel ilham aldıklarını söylerler hep, umarım sana da öyle ilhamlar verir. :))

      Sil
  3. Ayyy üzüldüm annen için allah acil şifalar versin!..

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...