30 Ağustos 2015 Pazar

Aftalık VIII

Bu hafta kafaya en çok parayı taktım. Neden dediğinizi duyar gibiyim. 

Almanya'daki okulum için kayıt parası: 110€
Türkiye'deki okulumun harcı: 513 TL
Almanya'daki evin ilk kirası ve depozitosu: 660€
Uçak bileti: 350 TL
Seyehat sağlık sigortası: 80 TL 
ve bursum yatana kadar idare edeceğim harçlık

Benim bu kadar param yok :'( Annemin de yok çünkü tüm uyarılarıma rağmen gidip ev aldı, maaşının yarısını bu eve verecek on yıl boyunca. Yani anlayacağınız akrabalardan borç istemekten başka çare kalmıyor. Bu da beni haliyle üzüyor çünkü annemin bunu yapmayı hiç istemediğini biliyorum. O kadar istemiyor ki bana geçenlerde ''Acaba izin günlerimde ek işe mi girsem?'' diye saçma bir cümle kurdu.

Bazen diyorum aq ne Erasmusmuş... Böyle olacağını bilsem valla bulaşmazdım. Herkes merak etme gittiğine değecek falan diyor, ben kendi kendime düşünüyorum acaba değecek mi diye. Annem bana gitme falan demez ama sanki içinden gitmememi istiyor gibi geliyor bana. BİLMİYORUM YA. Şu an bi' dua ettim kabul olması için topluca amin der misiniz, AMİN.

***

Tüm hafta 22, 59 ve 39'un fotoğraflarına bakmakla geçti. Özellikle 39, daha da özellikle İğneada... Dünyanın neresine gidersem gideyim kendimi hep oralara ait hissediyorum, orada ölmek istiyorum. Beni Trakya'dan başka bir yer paklamıyor, buraları sevemedim gönlüm orada. :/












Windows örnek resimler gibi oldu sfngsfg. 

***

Michael Bublé denince aklıma sadece ayak kokusu geliyordu ki bu hafta adama bildiğiniz abayı yaktım. Tüm albümlerini, yayınlanmamış şarkılarını, coverlarını dinledim. Aslında biraz çerezlik oldu, ne bileyim hayranı falan olmadım ama sesi çok güzel. Güzel şarkılar da söylemiş.

En sevdiğim şarkısı bu oldu, düğün şarkım olabilir, nerdeeee...



Bi de bu var sürekli dinlediğim;




Majida'ye aşığım sanırım, dünyanın en güzel kadını resmen. Bu beste de günümüz şarkılarına siktir çekercesine içinde elli farklı şarkıyı barındırıyor gibi. Sözleri ise Nizar Qabbani'nin ''Kalimat'' şiirinden.

Bana doğru gelir, ve işitirim onu
Kelimeleri, kelimeler gibi değil
Kollarımın altından tutar 
Bulutların birine eker beni
Gözümde siyah yaşlar 
Sular seller gibi akar 
Taşır beni kendisiyle 
Gül kokulu balkonların gecesine 
Ve ben, elinde bir çocuk gibi 
Meltemlerin taşıdığı bir tüy gibi 
Elleriyle yedi Ay taşır bana 
Ve şarkılardan bir deste 
Hediye eder Güneşi, hediye bana… 
Yaz gibi sarı ve sıcak… 
Hazinesi olduğumu söyler bana…
Bin yıldıza eşdeğer
İşte o hazineyim ben 
Gördüğü tablolardan daha güzel, o hazine...
Sersemleten şeyler söyler bana 
Adımı ve adımlarımı unutturan 
Kelimeleri, tarihimi değiştiren...
Bir anda kadına dönüştürür beni 
Vehimlerden bir saray yapar bana
Oturmam orada bir lahzadan fazla 
Dönerim tekrar, dönerim masama 
Yanımda bir şey yok… 
Kelimelerden başka...


Sen bu hafta en çok neyi kafana taktın, en çok hangi şarkıyı dinledin yorum atarsan çok mutlu olurum. :')




doğum günün kutlu olsun

4 yorum:

  1. Bu hafta en çok Queen-It's a hard life dinledim heralde.Queen aşığıyım ben de.Sürekli dinlesem sıkılmam kaç kere dinlemiş olsam bile.Sözleri ise şarkının acayip hoşuma gidiyor ve benim en sevdiğim Queen şarkısı bu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu şarkılarını bilmiyordum, önerinle dinledim ve bayıldım :') Teşekkür ederim <3

      Sil
    2. Dinlemiş olmana çok sevindim,beğenmiş olmana ayrı bir sevindim. <3 iyi dinlemeler efenim :)

      Sil
    3. Dinlemem mi bea ayıb ettin :))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...