25 Ağustos 2015 Salı

Ankara

Ankara güzeldi be. Her gün ayrı bir maratondu hala hatırlarım. Kızılay'daki dershaneme gitmek için her sabah yedide yola çıkardım. O zamanlar bir öğrenci bir lira on kuruş falandı. Küçük sarı bir kağıt verirlerdi bilet diye. Halk otobüslerini tercih ederdim genelde çünkü belediye otobüslerine kıyasla küçük olmaları bana daha samimi ve güvenli gelirdi. Yarım saat süren yolculuğun ardından Genel Kurmay'ın orada inerdim. İner inmez zorlu bir parkura dönüşürdü Kızılay. Önce yüzlerce insanı aşardım, sonra da labirent gibi dizilmiş dolmuşların arasından geçerdim. Bu sırada zorla simit veya çay satmaya çalışan seyyar satıcılar eşlik ederdi bana. Egzoz dumanı mı dersin, is mi dersin, şehrin her sabah kendine özgü bir kokusu vardı. Enteresan ama hoşuma da giderdi...

Şimdi dershaneler mi kaldı... Duyduğuma göre biletlerin de dönemi kapanmış, şu nabayeste elektronik kartlara geçilmiş. O küçük sarı kağıtlardan birini saklasaydım keşke diyorum şu an kendime. Otobüslerin durumu nasıl bilmiyorum ama Kızılay durakları değişmiş, artık Genel Kurmay gibi sabah sabah sizi orgeneral gibi hissettirecek bir yerin önünde inemiyormuşsunuz. Parkur ise muhtemelen hala aynıdır, hatta daha da zorludur.

Hayatımın büyük bir bölümü Ankara'da geçti. Sevdiğim çok fazla yer, çok fazla insan vardı. Artık üniversiteye gitme zamanım gelince kafesimden çıkmam gerek diye düşündüm. Aslında puanım baya yüksekti, Ankara dahil istediğim her yere gidebilirdim. Ama hayatımda sadece bir kez olsun kafama göre bir şey yapmak istedim. Hiçbir neden olmadan, sorgulamadan, kendimi kaderimin ellerinde bırakmak istedim. Açtım Türkiye haritasını, gözlerimi kapattım ve parmağımı koydum tedirgince. O an gözlerimi açmaya nasıl korktuğumu dün gibi hatırlarım. Çünkü öyle bir karar vermişken, parmağımı koyduğum şehre artık gitmek zorunda olduğumu bal gibi biliyordum. Eğer gitmezsem hayatım boyunca bunun ukdesiyle yaşayacaktım. Birkaç saniye süren endişemin ardından gözlerimi açtım.

Şimdi Konyaaltı diye bir yerde yaşıyorum. Konya'nın altı diye koskoca ilçeye Konyaaltı demişler. Böyle manyak bir yer işte.

4 yorum:

  1. ankara o kadar da değişmedi aslında. halk otobüslerinden hala bilet alabiliyosun, kartlı sistem belediye otobüslerine geldi.

    biliyorum bu konu postun çok küçük bi kısmını oluşturmakta ama yine de söylemek istedim. :D

    YanıtlaSil
  2. bence Türkiye haritasını açtığın zaman iç güdüsel olarak sahil şeridine doğru gitmişsindir yoksa Antalya tek atışta bulunacak bir şehir değil Anadolunun göbeginden bir şehir yakalaman gerekiyor idi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yo deniz, kum, güneş falan baya umrum dışı

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...