1 Eylül 2015 Salı

Kabak Çiçeği Dolması



Ananem deyince vişne reçeli, mısır ekmeği, peksimet gibi onlarca muhteşem lezzet gelse de aklıma, kabak çiçeği dolmasını tek geçerim. Hala hatırlarım onun deyimiyle 'kargalar bokunu yemeden' portakal bahçelerinin arasına gizlenmiş kabak çiçeklerini çabukça toplayışını. Hep merak ederdim anane ne bu endişe diye de soramazdım. Şimdi biliyorum ki gün değince bu çiçekler dünyaya küser, içlerine kapanırmış; sabahtan toplananı en makbulüymüş.

Sonra ananem çiçekleri ılık suya nazikçe yerleştirip, namazını kılmaya giderdi. Ben de bu sırada ekmek almaya giderdim. Bakkal İsmail amca uyanmamışsa evlerinin önüne gider ''Smail amja, Smail amjaa!'' diye bağırırdım. Şimdi anladım ki, bu putperest pezevenk her akşam piizlenmekten böyle geç uyanırdı. Bağrışımdan uyanan Zelişka teyzenin siniri geçsin diye de koyun yoğurdu alırdım ondan, paranın üstünü harcadığım için papara yiyeceğimi bildiğim halde... Eğer pancar motoru sesleri geliyorsa anlardım ki balıkçılar gelmiş, deniz süt liman. Yasaktı ama afacanlık işte, gider denize bakardım. Hala her bakışımda küçüklüğüm gelir aklıma, her bakışımda heyecanlanırım ya dedem beni burada görürse diye.

Denizden çiftliğimize girip dudaklar morarana kadar erik yerdim. Sonra da tüm gün midem ekşirdi. Ben eve gidene kadar ekmekler soğumuş, yarısı yenmiş olurdu. Bu yüzden benim ekmek almaya gidişim sembolikti, aslında dedem motorla gider, alır gelirdi ekmeği.

Gündöndüler uyanana kadar ananem yapmış olurdu en sevdiğim yemeği, kabak çiçeği dolmasını. Bu sabah da anneciğim yapmış ben uyanmadan. Çok düşündüm tarifini versem mi diye, kendime saklamak istedim, sonra bencil olma dedim ama yine de kendime sakladım kusura bakmayın sgnssfh.

Zaten bu devirde kabak çiçeği mi kaldı...

Siz en iyisi Yaşar Kemal'in Tanyeri Horozları kitabını okuyun.

Neyse, güzeldi İğneada, güzeldi çocukluğum. Kabak çiçeği dolması da güzeldi.

'âlâ da güzel bea. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...