4 Temmuz 2016 Pazartesi

Jamais Assez Loin



Böyle yazmisim öyle hissettigim zamanlarda. O gunlerden sonra, hayatimin geri kalani anlamsiz gibi diyecektim ki vazgectim, cünkü hayat sürprizlerle dolu. Bi de hayat gercekten cok güzel.

Bi yerlere gittigimizden, bisiler yiyip ictigimizden, birilerini sevdigimizden degil. Ya da tam olarak o yuzden.

Hayat iste, tanimi pek yapilamayan, neden bu kadar büyük bi hediyeye layik gorulduk diye sorgulatan, enteresan kavram.

Baya büyük bi hediye, asla geri ödemesini yapamayacagimiz...

Bi de sahip oldugu(m(n))uz en kiymetli sey.


Hayatimin bana guzel(?) davrandigi su siralarda, ben her zamanki gibi degisken ruh hallerine sahibim. Aslina bakarsan mutluyum, belki de hic olmadigim kadar. Ama'si felan yok ya, mutluyum bildigin. Sadece bazi seylerin farkina variyorum ve bu gerceklerle yuzlesmek biraz zor oluyor. Mesela mutlulugu kabullenmek bile oldukca zor bi olay. Daha da zoru saglik problemleri yasamak. Kim bilirdi ki bu yasta tansiyonum felan ciksin, tiroidimde bisiler olsun felan. Hic de anlamiyorum neyim var, pek bi seyim yok gibi aslinda. Aldigim tansiyon haplarindan oturu iyilesmis de olabilirim. Ama bildigim sey, hayatimin sonuna kadar ilac kullanmak istemiyorum. Derhal bunlara sebep olan seylere bi son vermek istiyorum. Sevgili iradem umarim bu yazdiklarimi okuyordur cunku seve seve degilse sike sike...

Ya simdi oyle dedim de ciddi bi seyim yok "sanirim". Her sey kalp krizi geciriyorum sanip hastaneye gitmemle basladi.(Aslinda baya komik ve olayli bi ara anlatayim onu.) Sol elimde bi uyusukluk felan hissedince, her seyin en iyisini uman fakat hep en kötüsünü bekleyen ben, kalpten gidiyorum sandim. Gitmedim cok sukur, umarim da gitmem. Ama hastane yollarini asindirdigim birkac gun sonunda ogrendim ki tansiyonum yüksekmis ve tiroid degerlerim azcik yüksekmis. Sadece tansiyonum icin ilac iciyorum, digerine gerek olmadigini soylediler, en azindan simdilik. Su an farkettim ki, sol elimin kucuk parmagindaki uyusukluk yeni yeni gecti gibi.

Neden simdi saglik problemlerimden bahsettim ya. Belki de icten ice, beni okuyan birileri hala varsa, ki sadakatinize hayranim, iyi enerji, pozitif kuantim dusunceleri ve güzel dualar gondermenizi istiyorumdur. Hep bir agizdan, MASALLAH püpüpü. Tükürük sesini 'pü' onomatopoeiasiyla vermek istedim ama 'tüh' desem de olurdu zaar.

Neyse.

Ben Paris'e gittim. Su ana kadar gerceklesmis en buyuk hayalimdi. Yani su son bi yildir tonla yere gittim ama Paris iclerinde benim icin en önemli olaniydi. Bilmiyorum, cocuklugumdan beri en cok oraya gitmek istemistim. --- Suan aldigim bi karara göre hic bi sey anlatmamaya karar verdim cunku nasil anlatabilecegimi bilmiyorum. Ne kadar anlatsam da neler yasadigimi aktaramiycam. Eyfel kulesinin tepesinde, Paris'in gece manzarasini izlerken isikli sampanyami yudumladigimi bilin yeter.

Büyüdügümü hissediyorum, her anlamda. Daha cok sey biliyor gibiyim. Sanki bazi olaylara daha farkli tepkiler verirdim, daha durgun ve daha temkinliyim sanki. Kanim hala deli akiyor, acayip milliyetci bi Belcika mahallesinde Belcika-Galler macinda Galler'i destekleyen tek taraftar olup, Hen Wlad Fy Nhadau'i soyleyecek kadar deli. Neyse ki bu gavurlarin agiz burun girme gelenekleri yok. Ne diyodum, böyle sanki geriye dönüp baktigimda yaptigim hic bi seyden aslinda pisman olmadigimi fark ediyorum. Hatta hemen su yazimin linkini buraya koyayim ve ne kadar degistigimi siz görün. Aslinda okumayin ya, ben eski yazilarimi okuyunca bi kizariyorum, ne bebeymisim len diyorum kendime. (Hala hic bir zaman büyük konusmamak gerektigine inaniyorum ama.)

***

"Ekim'de Erasmus ile Almanya'ya gideceğim için vize almam gerek. Vizeyi de oradan alıyormuşuz.
Şaka maka gidiyorum lan. Gerçi ben hala pek heyecanlanmıyorum, gidecekmişim gibi gelmiyor hiç. İnşallah bi sorun çıkmaz, içimdeki sesler kuruntudur umarım. :("

'her seyin en iyisini uman fakat hep en kötüsünü bekleyen ben'

***

Yasadigim her sey sonsuz bi To-Do listesine check atmaktan ibaret. Hal böyle olunca yasanan seylerin iyiligi ve kotulugu tamamen ilüzyon oluyor. Ben bi seyler tecrübe ettim, bu birikimler anlik diger tecrübelerimi ve kararlarimi etkiledi ve simdi su an oldugum yerdeyim, oldugum kisiyim. Yani benim.

Bu yaziyi "Dunyanin en daginik yazisini yazar misin?" istegi uzerine yazdim, yazmadim tabi ki ama yazmayi ozledigimi farkettim. Icimden surekli "Ilerde zaten bisürü akademik sey yazcan simdi azcik yazmayiver." diyorum ama... Ama yazdim iste üf.



2 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...